İnsanın Dört Zindanı-Ali Şeriati

Teknoloji üretim miktarını yükseltiyor ve insanın çalışma süresini bir saate indirerek onu on bir saat serbest bırakıyor, özgürleştiriyor. Fakat bugün insanın, sahip olduğu teknoloji düzeyinin yüksek olmasına rağmen geçmişteki tekniksiz insandan daha fazla çalıştığını görüyorsak, bu, sanayi sebebiyle değil, sanayi üretiminden daha çok tüketimi artıran ve durmadan insana üretimi yükseltme baskısı yapan burjuvazi sebebiyledir. (sf141)... Okumaya Devam et →

Hiçbir Yerden

Bu sabah her zamankinden daha suçlu uyandı. Çünkü artık hatırlıyordu yaptıklarını. Unutmamıştı zaten ama o kadar derine atmıştı ki yaşadıklarını, şimdi birdenbire bu gerçekle nasıl baş edeceğini bilemiyordu. Nereye gitmesi gerekiyordu kendini temize çıkarmak için? Bir dost onu destekleyebilir miydi her şeye rağmen, emin olamıyordu. Böyle zamanlarda hiç tanımadığı hatta tesadüfen karşılaştığı insanlar daha güvenilir... Okumaya Devam et →

Tek Bir Nakış Yeter

Sanatkar sanatına incelikleri katarken bakanların onu fark etmelerini istermiş. Her incelik herkese hitap etmez, muhatabını beklermiş. Milyonlarca göz göremez de bir göz sonunda bakmanın hakkını verirmiş. İşlenen motiflerin anlamı varsa eğer nakkaş onu kendi ellerinden hissedarın gözlerine işlermiş. Bizim payımıza ne düştü şu fani cihanda? Nazar ehli olabildik mi didara?

Kanaat Hazinemiz

Kanaat kelime anlamı itibariyle; elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum halidir. Başka bir deyişle ihtiyaç dışındaki şeylere göz dikmemek, az mala sahipken korkmamak, aza tamah edip çok mal içinde şımarmamaktır. Bu kelimeyi en son nerede gördünüz? Uzun zamandır kayıplara karışan kanaat davasının üzeri neredeyse örtbas edilmekte. Dilerim aramızdan kanaate tanıklık... Okumaya Devam et →

Karanlıktan Bir Yol

Geceyi aydınlatmaya çalışan tüm sahte ışıklara inat, elektrikler kesildiğinde tuhaf bir huzur kaplıyor içimi. Karşı konulmaz bir karanlık ama tam da yaşanılması gerektiği gibi. Karanlığın içinde daha sahici bir aydınlık olduğunu, bu pencereden baktığım gökyüzü anlatabilir ancak. Parlaklığın gözümüzü aldığı bir dünyada aldanıyoruz sadece. Bir süreliğine de olsa bu sessizlik içinde geceden izin almışım da... Okumaya Devam et →

Bir İhtimal Daha Var

Boyunu aşan kaybedişleri var ve kurduğu hayallerin sevinç gözyaşları. Ağlamak var hayatın her köşesinde, enine boyuna ağlamak. Hatırlatıyorsa kendini, gözleri dolsun toprağın. İçimdeki kaybedişin tarifi yok. Damlalar yüzeyime çarpıp uzaklaşıyor, derinime sızan kederin ayak izleriyse silinmiş. Hangi yoldan düşmeliyim? Sarsılmıyor artık ne yer ne gök. Burası sahip olmadıkların kadar değerli, kaybettiklerin kadar varlıklı ve hiç... Okumaya Devam et →

Bir Garip Boşluk

Akşam üzeri çıkmazları olurdu sokakların Evin yolu kaybolurdu, çocukluktan kalma Bir adres versem hiç yazılmamış olsa Şairin sözlüğünden yola çıksa Gün batmadan varır mıydı boşluğuma? Çiçekler de üzülür yaprakları solduğunda Dalından kopmasın diye dokunamadığında Özlem tohumları can bulur her yağmur yağdığında Ya sahip olduğum tek şey, dindiremedigim bu yağmurlarsa?

Koru Gerçeğini!

Çabalamak, gelişmek, kendini geliştirmek ve büyümeye çalışmanın dışından sesleniyorum bu kez. Üstelik söylemek istediklerim çok daha derinden derine. Kendi halinde çok basit aşamalar atlanmış görüyorum. Mağaralarına kapanmış insanların, özgür düşünce adı altındaki bozuk zihniyetine doğru bağırmak ve yankılanmak istiyorum. İnancı, nefsi, fikri, duyguyu, düşünceyi birbirine karıştırdık velhasıl sapkınlığa davetiye çıkarttık. Neden sadece yersiz düşünceler aşıyor... Okumaya Devam et →

Hidayet

Allah doğru yolda gidenlerin hidayetini güçlendirir. Kalıcı olan iyilikler, Rabbinin katında hem mükafat bakımından daha hayırlı, hem de sonuç bakımından daha iyidir.(Meryem Suresi 76) Hidayet kelimesi hak olan yol, Allah tarafından müslümanlık yolunun gösterilmesi olarak tanımlanabilir. Hidayet dört aşamadan oluşur: 1- Her insana akıl ve idrak yetenekleri lütfetmesi, 2- Vahiy ve peygamberler göndermesi, 3-Hidayeti arayanlara onu bağışlaması,... Okumaya Devam et →

Bilge’ye Mektuplar-1

Sevgili Bilge, Anlatacaklarım kimilerinin yaşamış olduğu gerçekleri içeriyor. Yaşanan her şey öncekilerinin tekrarı değil mi zaten? Yenileri yaşansaydı yeni kelimelere de ihtiyaç duyulurdu. Aynılar dünyasında bir farklılık arıyorum sadece. Konuştuğum dilin anlaşılmadığı bir yerde ahbap bulabilir miyim? Sana sorular sorabilmeyi özledim. Bana kendi yolumu bulduracak cevaplarına öyle ihtiyacım var ki. Derdimi anlatabilecek kadar bildiğim bu... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑